NETFLİX’İN YERLİ VE YENİ RAKİBİ TRT Mİ OLACAK

NETFLİX’İN YERLİ VE YENİ RAKİBİ TRT Mİ OLACAK

TRT’nin genel müdürü olan Prof. Mehmet Zahid Sobacı, Netflix ile rekabet edecek bir iç platform oluşturulacağını söyledi.

Genel Müdür TRT Prof. Mehmet Zahid Sobacı yaptığı açıklamada, Türkiye’ye ait dijital bir yayın platformuna sahip olması gerektiğini belirtti. Konuyla alakalıysa ön hazırlık sürecinin başladığını ve yakında Netflix için rakip ulusal bir platform için duyuru yapılacağını belirtti.

TRT CEO’su Netflix ile rekabet edecek yerli platformun oluşturulacağını söyledi!

Cumhuriyet Haberine göre, TRT Genel Müdürü Sobacı, 6-11 Mayıs tarihleri ayarsında düzenlenen Stratcom Gençlik: Uluslararası İletişim Gençlik Forumu’nda konuştu. “Yanlış bilgi çağında kamu yayıncılığı” konulu konuşmasında, ülkemizde tanıtılmaya başlanan ve önümüzdeki aylarda listeye eklenecek olan yayın platformu hakkında bazı açıklamalar yaptı.

Sobacı’ya göre, önümüzdeki sene yani 2023’te TRT, ulusal platform Netflix’e rakip oluşturmaya başlayacak. Aynı yıl hizmete girebileceği de söyleniyor. TRT’nin gençler için bir platform oluşturacağını, film ve oyunlara para yatırımı yapmaya devam edileceğini söyledi.

Sosyal medyadan ve insanların üzerindeki etkisinden bahseden Sobacı, şunları söyledi:

Sosyal medya, üyelerinin daha özgür bir şekilde fikirlerini ortaya koyabildiği bir alan olacağı iddia edilirken bir anda yalan haberin, dezenformasyonun mecrası haline geldi. Dijital çağda özgürlük alanı vadederken, kaos, belirsizlik ve abartıdan beslenen bir sosyal medya öne çıktı.

Sosyal medya kullanıcılarının yüzde 70’i sosyal medyayı bilgi ve haber kaynağı olarak kullandığını söylüyor. Sosyal medya, bilgi ve haber kaynağı olma işlevi üstlendiği andan itibaren, kaçınılmaz olarak dezenformasyon ve manipülasyonun yoğun bir şekilde yaşandığı alanlar haline dönüştü.

Yalan haberin, teyide muhtaç haberin ya da yanıltıcı haberin, görsellerin, herhangi bir kontrol mekanizmasından da geçmeden kesin bilgi etiketiyle paylaşıldığı bir ortam. Sosyal medyanın doğasından kaynaklanan bir özellik belirdi, o da hızla yayılma. Yalan habere hızla yayılma imkânı verdi. Yalan haber bambaşka bir noktaya doğru yürüdü.

Sayısız bildirime maruz kaldığımızda, bir olay üzerine düşünme kabiliyetimizi kaybettiğimizde, buna bir dezenformasyon eklendiğinde, sonuçsuz bir sürece gidiyoruz. Bu, bireyi anlamsızlığa iter. Hakikat ile yalanın sınırlarının bulanıklaştığı bir dönem.

TRT’nin genel müdürü olan Prof. Mehmet Zahid Sobacı, Netflix ile rekabet edecek bir iç platform oluşturulacağını söyledi.

Genel Müdür TRT Prof. Mehmet Zahid Sobacı yaptığı açıklamada, Türkiye’ye ait dijital bir yayın platformuna sahip olması gerektiğini belirtti. Konuyla alakalıysa ön hazırlık sürecinin başladığını ve yakında Netflix için rakip ulusal bir platform için duyuru yapılacağını belirtti.

TRT CEO’su Netflix ile rekabet edecek yerli platformun oluşturulacağını söyledi!

Cumhuriyet Haberine göre, TRT Genel Müdürü Sobacı, 6-11 Mayıs tarihleri ayarsında düzenlenen Stratcom Gençlik: Uluslararası İletişim Gençlik Forumu’nda konuştu. “Yanlış bilgi çağında kamu yayıncılığı” konulu konuşmasında, ülkemizde tanıtılmaya başlanan ve önümüzdeki aylarda listeye eklenecek olan yayın platformu hakkında bazı açıklamalar yaptı.

Sobacı’ya göre, önümüzdeki sene yani 2023’te TRT, ulusal platform Netflix’e rakip oluşturmaya başlayacak. Aynı yıl hizmete girebileceği de söyleniyor. TRT’nin gençler için bir platform oluşturacağını, film ve oyunlara para yatırımı yapmaya devam edileceğini söyledi.

Sosyal medyadan ve insanların üzerindeki etkisinden bahseden Sobacı, şunları söyledi:

Sosyal medya, üyelerinin daha özgür bir şekilde fikirlerini ortaya koyabildiği bir alan olacağı iddia edilirken bir anda yalan haberin, dezenformasyonun mecrası haline geldi. Dijital çağda özgürlük alanı vadederken, kaos, belirsizlik ve abartıdan beslenen bir sosyal medya öne çıktı.

Sosyal medya kullanıcılarının yüzde 70’i sosyal medyayı bilgi ve haber kaynağı olarak kullandığını söylüyor. Sosyal medya, bilgi ve haber kaynağı olma işlevi üstlendiği andan itibaren, kaçınılmaz olarak dezenformasyon ve manipülasyonun yoğun bir şekilde yaşandığı alanlar haline dönüştü.

Yalan haberin, teyide muhtaç haberin ya da yanıltıcı haberin, görsellerin, herhangi bir kontrol mekanizmasından da geçmeden kesin bilgi etiketiyle paylaşıldığı bir ortam. Sosyal medyanın doğasından kaynaklanan bir özellik belirdi, o da hızla yayılma. Yalan habere hızla yayılma imkânı verdi. Yalan haber bambaşka bir noktaya doğru yürüdü.

Sayısız bildirime maruz kaldığımızda, bir olay üzerine düşünme kabiliyetimizi kaybettiğimizde, buna bir dezenformasyon eklendiğinde, sonuçsuz bir sürece gidiyoruz. Bu, bireyi anlamsızlığa iter. Hakikat ile yalanın sınırlarının bulanıklaştığı bir dönem.